top of page
  • Stj. Av. Tuğba PESEN

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi


Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi

İçindekiler



I. GİRİŞ (Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi)


A. MAL REJİMİ TÜRLERİ NELERDİR?

 

Evlilik sözleşmesi bir diğer adıyla Mal rejimi sözleşmesi, evlilik birliği öncesinde veya evlilik birliği esnasında eşlerin sahip olduğu malvarlığı değerleri üzerinde hangi şartlar altında ve hangi suretle tasarrufta bulunabileceklerinin ve evlilik birliği sona erdiğinde mal rejiminin hangi yöntemler kullanılarak tasfiye edileceğinin belirlenmesi olarak tanımlanmaktadır.


Kanun koyucu eşler arasında dört farklı mal rejimi düzenlemiştir.

·         Mal ayrılığı rejimi (olağanüstü mal rejimi)

·         Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi

·         Mal ortaklığı rejimi

·         Edinilmiş mallara katılma rejimi (yasal mal rejimi)


01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi belirlenmiştirAncak, 01.01.2002 tarihinden önce gerçekleşen evlilikler için 31.12.2001 tarihine kadar “Mal Ayrılığı Rejimi” geçerli olacaktır. 31.12.2002 tarihe kadar eşlerin üzerlerinde olan mallar, aksine sözleşme yapılmamışsa o eşin kişisel malı sayılmaktadır. Bu mallar kişisel mal olarak kabul edildiğinden mal rejimin tasfiyesi aşamasında, artık değer hesaplanmasında dikkate alınmayacaktır. Eşler mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilir. Ancak bu çiftlerin, Türk Medeni Kanunumuzda düzenlenmiş olan mal rejimleri haricinde başkaca bir mal rejimi seçmeleri mümkün değildir. TMK M.203 gereği ‘’ Mal rejimi sözleşmesi, evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Taraflar, istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilir.’’ Mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılabilir. Ancak taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler. (1)


B. EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ NEDİR?

 

Edinilmiş mallara katılma rejimi, eşlerin evlilik birliği içerisinde edindikleri mallara diğer eşin ortak olmasıdır. Edinilmiş mallara katılma rejimi, edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarını kapsar. Edinilmiş mallara katılma rejimiyle getirilen düzenlemeler kadın-erkek eşitliğine uygun olması, kadına evlilik boyunca kendi mallarını yönetme hakkı vermesi gibi birçok olumlu yönleri beraberinde getirmiştir.

 

C. EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİNDE HAKİM OLAN İLKELER


Bu ilkeler:

 

· Çalışma karşılığında Edinilen Mallarda Hak Sahipliği

· Sınırlı Hak Sahipliği (Evlilik Süresince Edinilen Mallarla)

· Şahsi Hakka Sahip Olma

· Sözleşme Özgürlüğü

· İspat Kolaylığı


şeklindedir.  (2)


D. EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİNDE MAL GRUPLARI NELERDİR?

 

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde eşlerin ‘’Kişisel Mal’’ ve ‘’Edinilmiş Mal’’ olmak üzere iki grup malvarlıkları bulunmaktadır.

 

1. Edinilmiş Mallar (TMK M.219)


Edinilmiş mal her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değeridir. TMK M. 219 uyarınca bir eşin edinilmiş malları şunlardır:


· Çalışmasının karşılığı olan edimler: Evlilik birliği içerisinde eşlerin bedensel ve zihinsel çalışmalarının karşılığı olarak elde ettikleri maaş, aylık ücret, yevmiye, bahşiş gibi gelirler.


· Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarından veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler: evlilik birliği içerisinde eşlerin aldıkları emekli maaşı, işsizlik maaşı, kısa çalışma ödeneği, emekli ikramiyesi, yaşlılık maaşı, kıdem ve ihbar tazminatı gibi ödemeler.


· Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar: Trafik ve iş kazaları nedeniyle eşlere ödenen tazminatlar.


· Kişisel mallarının geliri: Tasfiyeye tabi olmayan kişisel mallardan elde edilen gelirler edinilmiş mal olarak kabul edilmektedir. 


· Edinilmiş malların yerine geçen değerler: Evlilik birliğinin devamı süresince edinilmiş malların yerine geçen değerlerde edinilmiş mal olarak kabul edilmektedir.


Edinilmiş mallar tahdidi olarak sayılmamıştır. Hâkim mal tasfiyesi sırasında nelerin edinilmiş mal olduğunu belirleyecek ve diğer eş artık değer hesaplamasından sonra edinilmiş malların yarısı üzerinde hak sahibi olacaktır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.


2. Kişisel Mallar (TMK M.220)


Kişisel mallar, edinilmiş malların aksine mal tasfiyesi sırasında paylaştırılmaz.    Mal tasfiyesi ile beraber her eş diğer eşte bulunan kişisel mallarını geri alır. TMK M.220 uyarınca bir eşin kişisel malları şunlardır:


· Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya: Kişinin şahsi kullanımına özgülenen mallardır. Mücevher, giyim eşyaları, makyaj malzemeleri, dizüstü bilgisayar, gözlük gibi eşyalar.


· Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri: Eşlerden birine miras kalan mallar, kişilerin şans oyunlarından ve şansa dayalı yarışmalardan elde ettikleri gelirler gibi karşılıksız kazandırmalar kişisel mal olarak kabul edilir.


· Manevi tazminat alacakları: Eşlerin evlilik birliği süresince kişisel zararlarının karşılığı olarak elde ettikleri manevi tazminatlar da kişisel mal sayılmaktadır.


· Kişisel mallar yerine geçen değerler: Evlilik birliğinin devamı süresince kişisel malların yerine geçen değerler de kişisel mal olarak kabul edilmektedir.


Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle:


· Bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan ve edinilmiş mallara dâhil edilmesi gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını,


· Kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dâhil olmayacağına karar verebilirler. Bu gelirler mal rejimi sözleşmesiyle kişisel mal olarak kabul edileceği kararlaştırılmamış ise artık malların tasfiyesi aşamasında bu gelirler edinilmiş mal olarak kabul edilecektir. (3)


E. EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİNDE ALACAK KALEMLERİ

 

1. Değer Artış Payı Alacağı (TMK. 227 md)

 

4721 sayılı TMK’nin 227/1. Maddesine göre değer artış payı alacağı; eşlerden birinin diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunması durumunda, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında sahip olduğu alacak hakkı olarak tanımlanmıştır.

 

· Değer artış payı alacağına özgü koşullar aşağıdaki gibidir:

 

a. Katkı diğer eşin malvarlığına yönelik olmalı

b. Katkı diğer eşe ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına yönelik olmalı

c. Katkı önemli ölçüde ve esaslı olmalı

d. Katkıda bulunan eş hiç ya da uygun bir karşılık almamış olmalı

e. Katkı doğrudan veya dolaylı şekilde mal rejimi içerisinde gerçekleşmeli

f. Alacak muaccel hale gelmiş olmalı

 

· Değer artışının varlığı halinde hesaplama yöntemi:

 

TMK 227/1. Maddesinde ‘’ tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.’’ Denilmiştir. Katkıdan sonra diğer eşin söz konusu malın değerinde tasfiye tarihi itibarıyla bir artış olmuşsa, katkısı oranında değer artışından da pay alır. Dava konusu malın tasfiye tarihindeki değerinin esas alınarak değer artış payı alacağı miktarının hesaplanması gerektiğine dikkat çekilmiştir. (4)

 

2. Artık Değere Katılma Alacağı (TMK. 231 md)

 

Eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere bir eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin yarısı üzerindeki diğer eşin sahip olduğu haktır.

 

·  Artık değere katılma alacağına özgü koşullar aşağıdaki gibidir:

 

a.  Eşin katkıda bulunmuş olması aranmaz

b. Alacak muaccel hale gelmiş olmalıdır

c. Artık değer bulunmalıdır.

 

· Artık değerin varlığı halinde hesaplama yöntemi:

 

Kural olarak edinilmiş mallar dikkate alınarak belirlenir. Edinilmiş mallara eklenecek değer, denkleştirme ve değer artış payı bulunduktan sonra artık değer hesaplaması yapılabilecektir. Artık değer hesaplaması sonucunda eşlerin malvarlıklarının değerleri üzerinde her eş yarı oranında katkı payı alacağına sahip olacaktır. Mal rejiminin sona erdiği anda mevcut olan malların o andaki durumları, nitelikleri, nicelikleri, özellikleri, seviyeleri, dikkate alınarak bu malların tasfiye(karar) tarihi itibarıyla tespit edilecek sürüm değerleri üzerinden artık değer hesaplanır. Değer eksilmesi göz önüne alınmaz.

 

a) Eklenecek Değer:

 

TMK 229. Maddesi uyarınca artık değerin doğru olarak bulunabilmesi için TMK'nin 299. maddesinde sayılan değerlerin de edinilmiş mallara eklenmesi gerekmektedir. Eşlerden birinin aktifinde yer almasa da bu değerlerin hesabi olarak eşlerin edinilmiş malvarlıklarına eklenmesi gerekmektedir. Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir:

 

· Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki 1 yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar

 

· Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.

 

Eklenecek malın devir tarihindeki değerinin mi yoksa tasfiye tarihindeki değerinin mi esas alınacağı noktasında tartışmalar mevcuttur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2012/8-192 E. 2012/629 K. ve 26.09.2012 karar tarihli ilamı ile edinilmiş mallarda tasfiyeye eklenecek olan malların devir tarihindeki değerinin esas alınacağına karar vermiştir. (5)


b) Denkleştirme:


TMK 230/1. Maddesi uyarınca: ‘’Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmiş ise, tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir.’’ Her ne kadar denkleştirme istenebilir denilse de hâkim dava dosyasından denkleştirmenin varlığını resen tespit etmesi halinde de denkleştirme yapılabilecektir. TMK'nın 230/1. maddesinin emredici nitelikte olduğunu ifade etmektedir. Dolayısıyla hâkim dava dosyasından denkleştirmenin varlığını görmesi halinde resen uygulamakla yükümlüdür. Bir mal kesiminden diğer kesimdeki malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunulmuşsa, değer artması veya azalması durumunda denkleştirme, katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine veya mal daha önceden elden çıkarılmışsa hakkaniyete göre yapılacaktır.


Kısaca (Edinilmiş mallar + Eklenecek değerler + kişisel mallara giden edinilmiş malların karşılığı) – (Değer artış payı + edinilmiş mallara giden kişisel malların karşılıkları + borçlar) bu formül uygulandığında eşlerin artık değerleri ortaya çıkacak ve katılma alacakları paylaştırılabilecektir.

 

c) Artık değere katılma oranı:


TMK'nın 236/1. maddesine göre: "Her eş veya mirasçılarını, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir."


Bu hüküm emredici nitelikte değildir. 236. maddenin devamında yer alan maddelerde, artık değere katılmada mal rejimi sözleşmesi ile başka bir esas kabul edilebileceği düzenlenmiştir. Bu esas kural olarak evlilik birliğinin ölüm ile sona ermesi halinde esas alınacaktır. Bu tür anlaşmaların eşlerin ortak olmayan çocuklarının ve onların altsoylarının saklı paylarını zedelemeyeceği de hüküm altına alınmıştır. Saklı payların ihlal edilmeyeceği hükme bağlanmış olup eşlerin kastının iyi ya da kötü olmasının önemi bulunmamaktadır.

 

Takas hem TMK’nın 236. maddesine hem de TBK’nın 139. maddesine dayanmaktadır. Takas davada talep olmaksızın resen yapılabilmektedir. Ancak Yargıtay’a göre takas her türlü alacaklar için değil sadece mal rejiminden kaynaklı alacaklar için resen yapılabilecektir.

 

TMK 236/2. Maddesine göre;Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hâkim, kusurlu eşin artık değerindeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.’’ Hakim kusursuz veya daha az kusurlu eşin talebine göre bu yetkisini kullanabilecektir. Yoksa kendiliğinden bu yetkiyi kullanması mümkün değildir.

 

Katılma alacağı belirlendikten sonra artık ödenmesine geçilecektir. Katılma alacağı ayın veya para olarak ödenebilecektir. Katılma alacağının derhal ödenmesi kendisi için ciddi güçlükler doğuracaksa, borçlu eş ödemelerin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir.


F. EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİNİN SONA ERMESİ HALLERİ NELEDİR?

 

Mal rejimi;

 

1.      Eşlerden birinin ölümü

2.      Eşlerin başka bir mal rejimini kabul etmesi

3.      Hakim kararıyla mal ayrılığı rejimine geçilmesi

4.      Evliliğin iptali kararı

5.      Boşanma kararı


Durumunda sona erer. Mahkeme tarafından, evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığa geçilmesine karar verilmesi halinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona ermektedir.  Mal rejimin ölüm nedeniyle sona ermesi durumunda, ölüm ile beraber mal rejimi de sona ermektedir. TMK’da tasfiye davasının açılmasıyla ilgili hak düşürücü süre veya zamanaşımı düzenlenmemiştir. Yargıtay, tasfiye davasının ne kadar süre içerisinde açılacağı konusunda bir düzenlenme olmadığından TBK’nin 146. maddesini kıyas yoluyla uygulayarak alacaklara ilişkin 10 yıllık zamanaşımı süresinin tasfiye davasında da uygulanacağını kabul etmektedir. (6) 


G. EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİNİN TASFİYESİ NASIL OLMALIDIR?

 

TMK’nın 226/1. Maddesine göre; ‘’Her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alır.’’


Eşler karşılıklı borçları ile ilgili düzenleme yapabilirler. Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır.

 

Eşlerin hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. TMK'nın 226/2. Maddesine göre; "Tasfiye sırasında, paylı mülkiyete konu bir mal varsa, eşlerden birisinin kanunda öngörülen diğer olanaklardan yararlanabileceği gibi, daha üstün yararının olduğunu ispat etmek ve diğerinin payını ödemek suretiyle o malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir." düzenleme, eşler için paylı mülkiyete konu malın bölünmeden elde edilmesine imkân sağlamaktadır.


H. EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİNDE EŞLERDEN BİRİNİN ÖLÜMÜ HALİNDE SAĞ KALAN EŞİN AİLE KONUTUNA İLİŞKİN HAKLARI NEDİR?

 

Yasal mal rejiminin tasfiyesinde kural olarak nakdi bir alacak talep edilir ayni talep istisna olup TMK. md.240 nakdi paylaşım kuralının bir istisnasıdır. Edinilmiş mallara katılma rejiminde eşlerden birinin ölümü halinde, diğer eş tarafından katılma alacağından mahsup edilmek ve yetmezse bedel eklemek üzere, aile konutunun kendisine bırakılması ya da kendi adına oturma hakkı veya intifa hakkı tesis edilmesi talep edebilir. (7)

 

TMK 240. Maddesine göre; "Sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka düzenlemeler saklıdır. 


Sağ kalan eş, aynı koşullar altında ev eşyası üzerinde kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir.


Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya ölen eşin yasal mirasçılarının istemiyle intifa veya oturma hakkı yerine, konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir.


Sağ kalan eş, mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek veya sanatı icra etmesi için gerekli olan bölümlerde bu hakları kullanamaz. Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hukuku hükümleri saklıdır.

 

İ. MAL REJİMİNİN TASFİYESİ DAVALARINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME NERESİDİR?

 

Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkeme tarafından da resen dikkate alınır. Aile hukukuna ilişkin uyuşmazlık olan eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda aile mahkemeleri görevlidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise Hakim ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Nitekim, Yargıtay 8.HD 09.03.2020 tarihli, 2016/13308 E., 2020/2294 K. Sayılı ilamı uyarınca ‘’Mahkemece, aile birliğinde edinilmiş mallarda, aile konutlarına ilişkin mal rejiminin tasfiyesi ve katılım payı alacağı davalarında görevli mahkeme aile mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş olup; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.’’ (8)

    

TMK 214. Maddesinde eşler veya mirasçıları arasındaki mal rejiminin tasfiyesine ilişkin dava türlerini kapsayacak şekilde yetki belirlemesi yapılmıştır. 1. Fıkrasına göre, mal rejiminin ölümle sona ermesi durumunda ölen eşin son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. 2. Fıkrasına göre ise mahkemece boşanmaya, evliliğin iptaline veya mal ayrılığına karar verilmesi durumunda, yetkili mahkeme bu davalarda yargılama yapan yer mahkemesi yetkili olacaktır. 3.fıkrasında, diğer hallerde ise yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilmiştir. 

 

Yargıtay 8. HD 20.03.2019 tarihli, 2018/490 E., 2019/2928 K. Sayılı ilamı uyarınca ‘Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda, yetkiyi düzenleyen 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 214/2. maddesi hükmüne göre, eşler veya mirasçılar arasındaki mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda, boşanmaya, evliliğin iptaline veya hâkim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda, bu davalarda yetkili olan mahkeme yetkilidir. (9) Buna göre, mal rejiminin tasfiyesi davalarında yetki, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre değil, özel düzenlemenin yer aldığı Türk Medeni Kanunu'na göre belirlenmelidir.’’ (10)

 

II. SONUÇ

 

01.01.2002 tarihinden itibaren kadın aleyhine sonuçlar taşıyan ve evlilik hayatı boyunca kazanılan malları eşler arasında paylaştırılmasını engelleyen mal ayrılığı rejimi yerini, “yasal mal rejimi” olarak da ifade edilen edinilmiş mallara katılma rejimi almıştır. Edinilmiş mallara katılma rejimi, eşlerin evlilik birliği içerisinde edindikleri mallara diğer eşin ortak olmasıdır. Edinilmiş mallara katılma rejimiyle getirilen düzenlemeler kadın-erkek eşitliğine uygun olması, kadına evlilik boyunca kendi mallarını yönetme hakkı vermesi gibi birçok olumlu yönleri beraberinde getirmiştir. Yasal mal rejiminde eşlerin hem edinilmiş hem de kişisel malları bulunmaktadır. Kanun koyucu aksi kanıtlanıncaya kadar malvarlığı değerlerini, “edinilmiş mal “olarak kabul etmektedir.

 

Yazar

Stj. Av. Tuğba PESEN

Antalya Barosu



Kaynakça


1. Birliği, Türkiye Barolar. Türk Medeni Kanunu'nda Düzenlenen Mal Rejimleri.Av. Bahar Ünlüer Öztürk, Av. Ezgi Keçecioğlu  Av. Canan Okullu. 2019.


2. Kırıcı, Berfin. Edinilmiş mallara katılma rejiminde katılma alacağı. İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Hukuk Sayısı, 21(44),syf 853, 2022.


3. Fahri AKÇİN, Nadir MERAL, Ebru AĞYEL. Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi, syf. 87.  Adalet Yayınevi, 2021.


4. Şimşek, Mustafa. Uygulamada Mal Rejimi Davaları, syf. 392.


5. Yargıtay hukuk genel kurulu 2012/8-192 E., 2012/629 K., ve 26.09.2012 .


6. TOSUN, Av. Eren. Mal Rejimleri ve Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde Tasfiye. AEB Avukatık Ortaklığı.


7. DELİL, Baran. Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi. Delil Hukuk Bürosu. 2021.


8. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 09.03.2020 tarihli, 2016/13308 E., 2020/2294 K.


9. Yargıtay 8. HD 20.03.2019 tarihli, 2018/490 E., 2019/2928 K.


10. Doğan, Av. Baran. Mal Paylaşımı Davasında Yetkili Ve Görevli Mahkeme. Baran Doğan Hukuk Bürosu.

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page