top of page
  • Avukat İrem Nur ORBAY

Viyana Satım Anlaşmasının Uygulama Alanı

Güncelleme tarihi: 3 Eki 2023


Viyana Satım Anlaşmasının Uygulama Alanı

İçindekiler



1. Viyana Satım Anlaşması’nın Yer Bakımından Uygulama Alanı


"Viyana Satım Anlaşması'na Hakim Olan Temel İlkeler" başlıklı makalenin akabinde sözleşmenin yer bakımından değerlendirmesi hususu önem arz etmektedir. CISG madde 1.1 uyarınca, bu anlaşmanın uygulanabilmesi için bir ön şart hükmedilmiştir. Buna göre ticari ilişkinin taraflarının işyerleri farklı devletlerde olmalı ve her iki tarafın işyerinin bulunduğu devlet de CISG’a taraf olmalıdır. Tarafların iş yerlerinin bulunduğu ülke CISG’a taraf olmasa dahi buna bir alternatif getirilmiş, bu alternatif kural uyarınca yargılamanın yapıldığı ülke hukukunun kanunlar ihtilafı kuralları CISG’a taraf bir ülkenin hukukuna atıf yapmış olmalıdır. Bu alternatif şart, ikinci şart ile birlikte değerlendirilebilir ve buna CISG’ın dolaylı uygulanması denmektedir. i


Viyana Satım Anlaşması, taşınır malların uluslararası satışına ilişkin sözleşmelerin kurulması, ifa edilmesi ve sona ermesi ile ilgili hükümler ihtiva eden, önemli bir sözleşmedir. Uluslararası taşınır mal satışı sözleşmelerine uygulanacak maddi hukukun tekdüzeleştirilmesi amacıyla düzenlenen bir sözleşme olan Viyana Satım Anlaşması( CISG) kendi uygulama alanını düzenlemektedir.


CISG’ın milletlerarası satış ilişkilerine uygulanması belirli şartlara bağlanmıştır, buna göre CISG’ın uygulama alanı üçe ayrılabilir; yer bakımından, konu bakımından ve zaman bakımından uygulama alanı.


1.a. CISG’ın Doğrudan Uygulaması


Viyana Satım Anlaşması’nın madde 1 hükmünün birinci fıkrasında geçen “iş yeri” kavramından ne anlaşılması gerektiğine değinmekte fayda görmekteyiz. İş yeri sözleşme taraflarından birinin milli veya milletlerarası alanda iş ve işlemlerde bulunmak amacıyla oluşturduğu devamlı ve düzenli organizasyondur. ii Eğer tarafların aynı devlette birden fazla işyeri varsa CISG madde 10’a göre kabul edilecek işyeri sözleşme ve sözleşmenin ifası ile en sıkı ilişkide bulunan işyeridir. Taraflardan birinin işyeri yok ise, CISG’ın 10. maddesi buna da bir çözüm getirmiş olup mutad mesken hukukuna atıf yapmaktadır.


Tarafların işyerlerinin farklı devletlerde olması, sözleşmeye CISG hükümlerinin uygulanabilmesi için yeterli bir kriter değildir. Zira ilgili madde hükmü gereği iki devletin de CISG’a taraf olması gerekmektedir.


1.b. CISG’ın Dolaylı Uygulanması ve Yansıma Kuralı


Sözleşme ilişkisinin taraflarından biri CISG’a taraf bir ülke olmayabilir ancak halen sözleşmeye CISG’ın yön vermesi mümkündür. Bu yansıma kuralı olarak adlandırabileceğimiz şekilde gerçekleşmektedir. Buna göre, sözleşme taraflarının iş yerleri farklı ülkelerde olmakla beraber bu devletlerden biri sözleşmeye tarafsa ve diğeri CISG’a taraf olmamakla beraber kanunlar ihtilafı kuralları (devletler özel hukuku kuralları) sözleşmeye taraf bir devletin hukukunun uygulanmasını öngörüyor ise, CISG burada da uygulama alanı bulacaktır. Ayrıca iki taraf devlet de CISG’a taraf olmayıp, bu devlet hukuklarının kanunlar ihtilafı kurallarınca CISG’a taraf bir devlet hukukuna atıf yapılmışsa, CISG yine uygulanacaktır. iii Böylece CISG’a taraf olmayan devletin kanunlar ihtilafı kurallarının atıf yapmış olduğu hukuk sisteminin taraf sıfatı yansıma yapmış olacaktır şeklinde bir ifade kullanabiliriz.


2. Viyana Satım Anlaşmasının Konu Bakımından Uygulama Alanı


CISG, mal satımı açısından “mal” kavramının niteliğini dar tutmuş olup, alışık olunanın aksine taşınır ve taşınmaz malların satışı konusunda bir ayrıma gitmiştir. Buna göre CISG’ın uygulama alanının yalnızca taşınır mallar ile sınırlı tutulduğunu görürüz. Ayrıca BM Genel Sekreterliğince taşınır mallar açısından da bir ayrıma gidilmiş, yalnızca maddi taşınırların CISG’a dahil edileceğine dikkat çekilmiştir. Ancak gayri maddi malvarlığı değerlerinden olan bilgisayar yazılımlarının CISG uyarınca mal sayılıp sayılmayacağı halen tartışmalı olup, bu konuda farklı bakış açıları mevcuttur. iv


3. Viyana Satım Anlaşmasının Zaman Bakımından Uygulama Alanı


CISG’ın zamansal uygulama alanını değerlendirmek için 99, 100 ve 101. maddelerine bakmak gerekmektedir. Bu anlaşma, 1 Ocak 1988 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Madde 99’a göre; yürürlüğe girdiği tarihten sonra anlaşmaya katılıp onay veren devletler için yürürlük tarihi, onaya ilişkin belgenin verilmesini izleyen on iki aylık süreyi izleyen ayın birinci günü olacaktır. Ancak CISG’ın milletlerarası sahada yürürlüğe girdiği tarih ile spesifik bir satış sözleşmesinin uygulanacağı tarih aynı olmayabilir ve bu durumda CISG birinci maddede birinci fıkranın a ve b bentlerinde belirlenen taraf devletler açısından, yürürlük tarihinden sonraki bir tarihte kurulan sözleşmelere uygulanır. (Madde 100/2)


Akit devletlerden birinin CISG’dan çekilmek istemesi hali 101’inci maddede düzenlenmektedir. Buna göre taraf devlet, depoziter devlete anlaşmadan çekilme iradesini gösteren bir bildirimde bulunacak, bildirim tarihini izleyen on iki aylık süreyi takip eden ayın ilk gününden başlayarak çekilme gerçekleşecektir.


4. Viyana Satım Anlaşması İle İlgili Sınırlamalar


Üç tip satış sözleşmesi CISG’ın 2. maddesi uyarınca uygulama alanı dışında bırakılmıştır. Bunlardan ilki “Kişisel, Ailesel ve Eve İlişkin Kullanımlar İçin Yapılan Satışlar” olarak kendini göstermektedir. Tüketici satışları buna dahildir, zira tüketici satışlarıyla ilgili hükümler her devlette özel olarak düzenlenmiştir ve yeknesak hale getirilmeleri oldukça zordur. v Ancak bu satışlar ticari amaçlarla yapılmışsa CISG kapsamında değerlendirilebileceği ifade edilebilir.


Kapsam dışı bırakılan bir diğer satış tipi “mahcuz malların satışı yahut adli makamların diğer herhangi bir kararına dayanarak yapılan satışlardır”. CISG’ın 2. maddesinin c hükmünde bu husus düzenleme altına alınmıştır.


İkinci madde ile kapsam dışında bırakılan son satış türü ise “artırma ile yapılan satışlardır”. Bu hususta göz önünde bulundurulan neden bu tür satışların iç hukukun emredici hukuk kuralları gereğince yapılmakta olması olarak ifade edilebilir. vi


CISG, satışa konu olan bazı malları da kapsam dışında bırakmakta ve bunu ikinci maddede hüküm altına almaktadır. Buna göre menkul kıymetlerin, ticari senetlerin, paranın satışı; her türlü geminin, teknenin, hava taşıt aracının ve hava yastıklı taşıt aracının satışı ve elektrik satışları kapsam dışında bırakılmıştır.


Kapsam dışında tutulan diğer sözleşmeler ise satıcının ediminin ağırlıklı olarak bir işçilik yahut diğer hizmet ediminden oluşması ve üretilecek ve imal edilecek malların satışıdır. ( CISG m. 3) Bunlar satış ile yakınlık gösteren bazı sözleşmeler olup; satıştan ziyade işçilik, eser yahut hizmet sözleşmesi olarak kabul edilmektedir. vii


Ayrıca CISG, 4,5 ve 6. maddelerinde satışa ilişkin bazı özellikleri de kapsam dışında bırakmaktadır. Madde 4’e göre CISG sadece satış sözleşmesinin kurulmasına ve sözleşmenin taraflar arasında doğurduğu haklar ve borçlara uygulanacaktır. Örneğin sözleşmenin geçerliliği, hata, hile, ikrah, ehliyet, teamüllerin geçerliliği gibi hususlar kapsam dışı bırakılmıştır. (CISG 4,b)


CISG’ın 5. maddesine göre satıcı malın neden olduğu cismani zarardan doğan sorumluluktan da sorumlu tutulamaz. Son olarak yukarıda da bahsetmiş olduğumuz üzere 6. maddeye bakıldığında tarafların CISG’ın uygulanmasını tamamen/kısmen hariç tutabileceklerini görürüz; buna göre, 12. madde hükmü saklı kalmak kaydıyla taraflar CISG’ın hükümlerinden kurtulabilirler.


SONUÇ


i gerçekten milletlerarası arenada önem arz eden bir sözleşmedir. CISG, 2011 tarihinden itibaren Türk hukuk sisteminin de bir parçası haline gelmiş ve milletlerarası taşınır mal satışı sözleşmelerine uygulanmaya başlamıştır. Milletlerarası taşınır mal satışına ilişkin bir sözleşme ile karşılaşıldığında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, sözleşmeye uygulanacak hukukun belirlenmesi ve dolayısıyla bu sözleşmenin CISG kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesidir. Çalışmamızda bahsetmiş olduğumuz üzere sözleşmeye CISG’ın uygulanabilirliği tespit edildikten sonra sıra yer ve zaman bakımından uygulanabilirliğin tespitine gelecektir. ix Böylece hak kayıplarının önüne geçilip, milletlerarası mal satışı konusunda sözleşmeyi kabul eden her devlet tarafından uygulanabilecek yeknesak bir hukuk uygulaması oluşturulabilecektir. CISG’ın taraf devletlerce akdedilmesi ve kabul edilmesinin temel amacı da böylece gerçekleştirilmiş olacaktır.


Yazar;

Stj. Av. İrem Nur Orbay



Kaynakça


i Karaca H. A, “CISG’in Milletlerarası Uygulama Alanı, İrade Serbestîsi ve Bazı Yorum Meseleleri” (2019) 39(1) PPIL 189., s.197


ii Erdem, Milletlerarası Ticaret s. 193


iii Karaca, s.196-199


iv Yıldırım, Z. Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin (Viyana Satım Sözleşmesi) Uygulama Alanı, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XVII, Y.2013, s.1081-1084


v Sayın, C., Viyana Satım Sözleşmesi’nde Satıcının Ayıptan Doğan Sorumluluğu, Ankara, 2019, s.46


vi Selanik, Bayram, Değirmenci, s. 1363


vii Öner, Ö., Viyana Satım Sözleşmesi’nin Uygulanma Alanı, Yorumlanması ve Bağlayıcılığı, TAAD, Yıl:8, Sayı:31 (Temmuz 2017), s.820


viii Selanik, Bayram, Değirmenci; 1357


ix Öner, Ö., s. 834

8 görüntüleme0 yorum

Comentarios


bottom of page